BU ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI DEĞİL DE NEDİR?

Yayınlama: 26.01.2026
8
A+
A-

On üç yıldır Suriye’de bir iç savaş yaşanıyor. On binlerce Suriyeli hayatını kaybetti, on binlercesi sürgün ve göç yollarına düştü; dünyanın dört bir yanına savruldu.
Dört yıldır devam eden Rusya–Ukrayna savaşında binlerce insan öldü, koca şehirler yıkıldı, geriye enkazlar kaldı.

Gazze’de ise çocuk, kadın, yaşlı, hasta demeden masum insanlar hedef gözetmeksizin katlediliyor. Uçaklarla, bombalarla binalar yerle bir ediliyor, mahalleler yok ediliyor. Terörist İsrail devleti tarafından masum siviller barbarca öldürülüyor; açıkça bir soykırım uygulanıyor. Yıllardır süren bu savaşlar bize üçüncü dünya savaşını hatırlatmıyor mu?

Bana göre bu yaşananlar bir üçüncü dünya savaşıdır. Eğer değilse, bu katliamlara ne diyeceğiz?
Suriye hükümeti ile PYD/SDG güçleri arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakata uyulmaması nedeniyle Halep’te dört-beş gün süren çatışmalar yaşandı. Sayılarını dahi bilmediğimiz insanlar öldü, öldürüldü. Bir Müslüman olarak bu yaşananlara üzülmemek mümkün değil.

Bana göre huzur, barış, kardeşlik ve her iki tarafın da bu anlayışla hareket etmesi gerekirdi. Savaşın kazananı yoktur. Barış, özgürlük ve kardeşlik anlayışıyla yaşayan milletlerin kaybı olmaz. Düşmanlıktan, savaştan ve silahlanmadan kazanan hiçbir taraf yoktur.

Orta Doğu yıllardır kan ve gözyaşıyla anılıyor. Bunu bize reva gören, kalkınmamızı ve gelişmemizi istemeyen dış güçler ve şer odakları vardır. Bizi birbirimize kırdırmaya çalışıyorlar. Biz ise ülke olarak yaklaşık kırk yıldır gözyaşı döker hale geldik. Oysa bu aziz millet, tarih boyunca mazlumların gözyaşını silen bir milletken, bugün ne yazık ki kendi ölenleri için ağlayan bir millet haline geldi.

Artık “neden” ve “niçin” sorularına samimiyetle yanıt aramalı, çözüm yolları bulmalı ve çözüm üretmeliyiz. Ahlaki çöküntü, ahlaki yozlaşma ve en önemlisi “sen-ben” kavgası bu acıların temel sebeplerindendir.

İnşallah ülkemiz bu barış sürecini başarıyla sonuçlandırır. Memleket ve millet olarak huzura, güvene ve ekonomik refaha kavuşuruz. Dileğimiz ve isteğimiz bu yöndedir.

Bütün dünyada barışın, huzurun, güvenin ve adaletin hâkim olduğu bir dünya temennisiyle…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.