8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

Yayınlama: 14.03.2024
17
A+
A-

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tüm Dünya emekçi kadınların kutladığı uluslararası bir gündür. Belirli bir milletin değildir. Dikkat buyurun, Türkiye’de her kesimden sosyalist, liberal, demokratlar  ve her sivil toplum kuruluşları  bu günü “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlama taraftarıdırlar. Ve kutluyorlar, kutlamalıdırlar. Bugünü sadece belirli bir kesim kendine mal etmemeli. Ezilen haksızlığa uğrayan, şiddet ve zulme maruz kalan kadınların günü her vicdan ve adalet anlayışına sahip insanlarımızın bu günü kutlamalıdırlar.

Kadına hayat hakkı veren İslam’dır. İslam’ın evrensel değerleridir. İslam’la tanışan ve İslam’ı yaşayan herkes bu dinde hayat bulur. Sosyalist ülkelerin ne hale geldiklerini, demir perde ülkelerin manevi yönden ne vahim hale düştüklerini ve ne hale geldiğini SSCB dağılmadan önce hep birlikte gördük.  Sosyalizm kadına hayat hakkı vermiyor. 1990 yılında yeni bağımsızlıklarını kazandılar.

Sovyet Rusya’nın sosyalizm ile ne hale geldiklerini gördük. Sosyalizm bu Müslüman milletin derdine çare olamaz. Bu Müslüman milletin sıkıntılarına çözüm olamaz. Hala birileri sosyalizmin sevdalısı oluyor. Sosyalizm sistemi iflas etmiştir. Kendisi çökmüştür. Birileri yeniden onu ihya etmeye çalışıyor. Ne sosyalizm ne kapitalizm hiç kimseye refah, huzur getirmemiştir. Müslüman millete sosyalizm fıtratına terstir. İlahi fıtrata ters ”Din afyondur diyor” diyor Lenin. Şimdi dini sosyal hayattan çıkardığın zaman o hayat çöküyor. Din hayatın hayatı ve hayatın ta kendisidir. Din dünya ve ahretin saadetini temin ediyor.

Dünya Kadınlar Günün tarihçesini yukarda arz ettim. Yıllar yılıdır, Kadına şiddet, baskı, taciz ve tecavüz ne yazık ki önlenebilmiş değildir. Çare ve çözüm yolunu getirememişler. Çünkü din, iman, ibadet, manevi ahlak gibi değerlerden uzak  bazı insanların kadına her türlü haksızlığı, şiddeti ve zulmü işlediklerini  ibretle ve nefretle görüyoruz.

İslam ahlakından uzak, manevi değerlerden habersiz, kadın hakkını hukukunu bilmeyen bazı insanılar ne yazık ki, bu şiddeti elleri öpülesi analara reva görmekte. Bu şiddet, baskı, taciz ve tecavüz İslam dinin iman esaslarına ters düşer. Bu anlayış İslam’la Bağdaşmaz.

İslam kadına değer vermiştir. İslam’a göre kadın anadır.” Cennet anaların ayakları altındadır.”  diye beyan eder. Bu anlayışı ne sosyalizmde ne kapitalizm de ne komünist sistemlerde görmek mümkün değil. Ana,  merhamete saygıya en layık varlıktır. Anasız yar,  Vatansız diyar olmaz. “Ağlarsa anan ağlar gerisi yalan ağlar.’’ ata sözü bir hikmete binaen söylenmiştir yıllarca… Babanın hakkını görmezlikten gelemeyiz. Baba yemez, yedirir, içmez içirir. Baba ve ana çocuklarının içmesi, yemesi, giyinmesi, en iyi yerlere gelmesini arzu eder. Böyle bir varlık Kuran ifadesiyle Onlara öf bile demeyiniz diyerek evlatları uyarmıştır. Yılın her 36 günü Analar Günü olarak bilmek lazım. Sadece yılda bir gün kutlamak, sembolik bir çiçekle hatırlamak, yürüyüşler yapmakla kadın hakları elde edilmez. Kalben, ruhen vicdanen analara bağlılık göstermeli. Eşler arasında sevgi, saygı, hürmette kusur etmemeli…

İslam’ın kadına verdiği değer, hiç bir beşeri sistemde görmüyoruz… İnsanlık, Hz.. Muhammed’in (A.S) beyan etmiş olduğu mesaja muhtaç. Ahlaki prensiplere muhtaç. İslam ahlakından uzak bir anlayışta olduğu için, bugün kadınlar eziliyor. Şiddete maruz kalıyor. Kapitalizm de kadın reklam aracı haline getirilmiştir. Kadının çığlıklarına sessiz kalmamak lazım. Nerede bir şiddet, baskı, taciz tecavüz  oluyorsa bilin ki  o kişide ahlaki değer yoktur. İslam ahlakı yok demektir…

İslam şuurunu, gerçek manada İslam’ı doğru anlaşılır bir biçimde İslam’ı anlamak, anlatmak, yaşamak  lazım. Sosyal enternasyonalin anlayışı ile değil,  batıdan ithal edilen zihniyetle değil. Allahın emrine göre, Peygamberin sünnetine göre kadın haklarını savunmak, gerekiyor. İslam’a müracaat etmek gerekir…

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.