Maharetli Eller, Elmas Cevherlerini İşliyor: Tepecik İlk-Ortaokulu’ndan Bir Başarı Hikayesi

Maharetli Eller, Elmas Cevherlerini İşliyor: Tepecik İlk-Ortaokulu’ndan Bir Başarı Hikayesi
Yayınlama: 13.06.2024
11
A+
A-

Tepecik İlk-Ortaokulu’nda eğitim hayatına adım atan birinci sınıf öğrencileri, bu yıl büyük bir başarıya imza attılar. Henüz okuma yazmayı öğrenirken, 100 kitap okuma hedefini gerçekleştirdiler. Bu olağanüstü başarı, okul müdürü Zeynep Dinler, birinci sınıf öğretmeni Ayten Akan ve okulda görevli öğretmenlerin özverili, uyumlu, takım çalışması sayesinde mümkün oldu. Tepecik İlk-Ortaokulu Müdürü Zeynep Dinler, Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği mezunu. Dinler, okulun amacını öğrencileri Türk Milli Eğitiminin genel ve özel amaçlarına uygun olarak yetiştirmek, gelişen teknolojiyi yakından izleyerek kültürel değerleri yaşatmak ve üretken bireyler haline getirmek olarak tanımlıyor. Anasınıfından 8. sınıfa kadar bütüncül bir eğitim programı uyguladıklarını belirten Dinler, “Çağdaş yeniliklere açık, üretim çeşitlerini arttıran, ürettiklerini değerlendiren bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye ve dünya için kendine güvenen, ahlâklı, lider nitelikli ve sorumluluk sahibi öğrenciler yetiştirmek” dedi. Okulun 11 öğretmeni ve 131 öğrencisi bulunuyor. Okuma Bayramı’na 12 öğrenci katıldı ve her biri 100 kitap okuma başarısını gösterdi. Dinler, bu başarıda ailelerin desteğinin de büyük rol oynadığını vurguladı.

Öğretmen Ayten Akan’ın Katkıları

Öğretmen Ayten Akan, öğrencilerine sadece akademik bilgileri değil, aynı zamanda hayatı sevdirmenin de peşindeyiz. Öğrencilerimize fikri ve vicdani hürriyetin yanı sıra, insanlığa ve ülkelerine karşı sorumluluk bilinci aşılamayı hedefliyoruz. Öğrencilerinin başarılarını gece gündüz demeden çalışarak elde ettiklerini ve bu başarıların kendisini fazlasıyla mutlu ettiğini belirtiyor.Sayın Akan, hedefinin öğrencilerini özgür düşünen, insanlığa aşık,ülkesine hizmet etmeye odaklanmış, okumayı seven ve başarı çıtasını yüksek tutan bireyler olarak yetiştirmek olduğunu belirtti.

Öğretmen Akan, öğrencilerine sadece akademik bilgileri değil, aynı zamanda hayatı sevdirmenin de peşindeyiz. Öğrencilerimize fikri ve vicdani hürriyetin yanı sıra, insanlığa ve ülkelerine karşı sorumluluk bilinci aşılamayı hedefliyoruz. Öğrencilerinin başarılarını gece gündüz demeden çalışarak elde ettik. Öğrencilerimizin bu başarıları bizleri fazlasıyla mutlu etmektedir.

, “Bu amaçla gecemizi gündüzümüze katarak öğrencilerimizi daha iyi şekilde yetiştirmeye odaklandık. Her biri ilk senelerinde bile 100 kitap okuma rekoruna ulaştılar, bu nedenle çok mutluyuz. Tüm öğrencilerimi ve ailelerini kutluyorum. Güzel ülkemizin eğitim hikayesine daha fazla katkı yapmak için var gücümüzleçalışmaya devam edeceğiz” dedi. Malumunuz Türkiye’de toplumun düzenli kitap okuma oranı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),  Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yayıncılar Birliği2024 Yılı istatistiklerine göre Türkiye’de kitap okumayanların oranı: %73 (15 yaş ve üzeri nüfus için), kitap okuyanların oranı: %27.Halbuki Gercüş/ Tepecik İlk-Ortaokulumuz bu alanda önemlibir fark yaratarak %100’e ulaşmıştır.

Mardin Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği yönetim kurulu başkanı Halil EL ve Aydoğdu Marketleri yönetim kurulu başkanı Abdullah Tepe, Tepecik İlk-Ortaokulu’nu ziyaret ederek Okuma Bayramı’na katıldılar.

Halil EL  açıklamasında:Geleceği Şekillendiren en önemli anahtar Eğitimdir, bireylerin ve toplumların gelişiminde kilit bir rol oynar. İnsanlığın ilerlemesinde, bireylerin potansiyellerini gerçekleştirmesinde ve toplumların refah düzeyini artırmasında eğitimin etkisi tartışılmaz bir gerçektir. Hz. Muhammed’in “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz” sözü, eğitimin yaşam boyu devam etmesi gerektiğini vurgular. Eğitim, hayatın her döneminde, her yaşta önemlidir. Sürekli öğrenme, bireylerin kendilerini geliştirmelerine ve değişen dünyaya uyum sağlamalarına yardımcı olur. Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözü, eğitimin değerini ve öğrenmenin kutsallığını ortaya koyar. Mustafa Kemal Atatürk, “Eğitim, bir milletin geleceğine yapılmış en büyük yatırımdır” diyerek, eğitimin toplumsal ve ulusal kalkınmadaki kritik rolüne dikkat çeker. Bir milletin geleceğini inşa etmek, nitelikli ve donanımlı bireylerin yetiştirilmesiyle mümkündür. Eğitim, bireylerin bilgi ve becerilerini geliştirerek, onları topluma faydalı bireyler haline getirir. Bu süreçte, eğitim sadece bireylerin kişisel gelişimine değil, aynı zamanda toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına da katkıda bulunur. Aristoteles’in “Öğrenmek, aklın en temel ihtiyacıdır” sözü, eğitimin bireysel anlamdaki önemine vurgu yapar. İnsan, doğası gereği merak eden ve öğrenmeye ihtiyaç duyan bir varlıktır. Bu ihtiyaç, bireyin zihinsel ve duygusal gelişimini desteklerken, onun hayatla olan bağlarını da güçlendirir. Eğitim, bu temel ihtiyacı karşılayarak, bireyin kendini gerçekleştirmesine olanak tanır. OprahWinfrey’in “Eğitim, özgürlüğe açılan kapıdır” sözü ise eğitimin bireysel özgürlük ve bağımsızlık üzerindeki etkisini vurgular. Eğitim, bireylerin kendi kararlarını verebilme, yaşamlarını kontrol edebilme ve toplumsal normlara karşı bağımsız düşünebilme yetilerini geliştirir. Bu da bireylerin özgürleşmesini ve kendi potansiyellerini en üst düzeyde gerçekleştirmelerini sağlar. Nelson Mandela’nın “Eğitim, karanlık dünyaya açılan bir ışıktır” ve “Eğitim, dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silahtır” sözleri, eğitimin toplumsal aydınlanma ve bilinçlenme sürecindeki rolünü öne çıkarır. Eğitim, toplumları cehalet karanlığından çıkararak, aydınlık bir geleceğe taşır. Bilinçli ve eğitimli bireyler, toplumsal sorunlara çözüm üretebilir ve daha adil, eşitlikçi bir dünya için çaba gösterebilirler. MalcolmX’in “Eğitim, geleceği fethetmenin anahtarıdır” sözü, eğitimin bireylerin geleceğini şekillendirmedeki gücünü anlatır. Eğitim, bireylerin hayatlarında başarıya ulaşmalarını sağlayan en güçlü araçtır. Nitelikli bir eğitim, bireylere fırsatlar sunar ve onları gelecekteki zorluklara karşı donanımlı hale getirir. Bill Beattie’nin “Eğitimin gerçek amacı, insanların nasıl düşüneceğini öğretmektir, ne düşüneceğini değil” sözü, eğitimin eleştirel düşünme yeteneğini geliştirme amacını vurgular. Eğitim, bireylerin dogmalardan bağımsız, yaratıcı ve eleştirel bir şekilde düşünmelerini sağlar. Bu, bireylerin hem kişisel gelişimlerine hem de toplumsal ilerlemeye katkıda bulunur. Eğitim ve bilgi, insana değer katar ve onu yüceltir. Öğretmek ve öğrenmek, en yüce ve değerli eylemlerden biridir. Sonuç olarak, eğitim hem bireylerin hem de toplumların gelişiminde vazgeçilmez bir unsurdur. Büyük düşünürlerin ve liderlerin sözlerinde de görüldüğü gibi, eğitim bireysel özgürlükten toplumsal kalkınmaya, kişisel gelişimden ekonomik refaha kadar birçok alanda kritik bir öneme sahiptir. Eğitimle aydınlanan zihinler, geleceği inşa edecek en değerli hazinelerdir. “Eğitim, bir milletin geleceğine yapılmış en büyük yatırımdır” diyerek okulun başarısından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Öğrencilerin gözlerindeki ışıltının geleceğe dair umut verici olduğunu belirten EL, “Bu maharetli elleri her zaman destekleyeceğiz ve geleceğimize yatırım yapacağız” dedi.

Abdullah Tepe ise okulda şahane bir ekip çalışmasına şahit olduğunu belirterek, “Tepecik İlk-Ortaokulu’na her zaman destek olacağım ve eğitimcilerin emrinde olacağım” dedi. Tepecik İlk-Ortaokulu’nun bu başarı hikayesi, eğitimin önemini bir kez daha vurguluyor ve geleceğe dair umutları artırıyor. Bu okulda yetişen öğrenciler, Türkiye’nin ve dünyanın geleceğini aydınlatacak liderler olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum dedi.

 

 

 

Tepecik İlk-Ortaokulu’nun Geleceğe Işık Tutan Misyonu

Tepecik İlk-Ortaokulu’ndaki her bir öğrenci, potansiyel bir cevher olarak kabul edilmektedir. Bu bakış açısıyla, eğitimci kadro, öğrencilere bilimsel düşünme metotları ve araştırmaya dayalı

öğrenme tekniklerini benimsetmek amacıyla titiz bir çalışma yürütmektedir. Öyle ki, bu okulda yetiştirilen öğrenciler, Türkiye’nin geleceğineışık tutacak bilim insanları, araştırmacılar ve liderler olma potansiyeline sahiptir.

Okulun benimsediği eğitim anlayışı, öğrencilerin sadece akademik yetkinlikler kazanmalarını değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmelerini de hedeflemektedir. Bu sayede, Aziz Sancar gibi uluslararası alanda tanınan bilim insanlarına ve topluma değer katan liderlere yol açabilecek bir alt yapı hazırlanmaktadır. Eğer Tepecik İlk-Ortaokulu’ndaki cevherler doğru şekilde desteklenir ve geliştirilirse, bu topraklardan daha fazla bilim insanı ve değer yaratan liderler çıkacaktır.

Bu bağlamda, okulun yürüttüğü eğitim programları, bilimsel araştırmalar ve projeler, öğrencilerin analitik düşünme, problem çözme ve yenilikçi düşünce geliştirebilme yeteneklerini desteklemekte; böylelikle geleceğimiz için aydınlık ve umut vadeden bir nesil yetiştirmek hedeflenmektedir. Tepecik İlk-Ortaokulu’nun misyonu, yalnızca bugününü değil, yarının Türkiye’sini de şekillendirecek genç zihinleri en iyi şekilde eğitmek ve geliştirmektir.

Yapılan bu çalışmalar sayesinde, Tepecik İlk-Ortaokulu’nun geleceğe katkısı yadsınamaz bir gerçek haline gelmiş; okul, sadece bölgesel değil, ulusal düzeyde de bilime ve eğitime katkıda bulunan bir kurum olarak tanınmaya başlamıştır. Bu başarının altında yatan en önemli faktörlerden biri, öğrencilerin bireysel yeteneklerinin fark edilmesi ve onlara sunulan desteklerin geleceğimizi daha aydınlık ve daha güzel kılacak nesiller yetiştirme noktasında odaklanmasıdır.

 

Eğitimin Önemi ve Toplumsal Katkı Çağrısı

Okul müdürü Zeynep Dinler ve birinci sınıf öğretmeni Ayten Akan eğitimin gücüne inanan herkesi, okullarımıza ve böylelikle geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza destek olmaya davet ediyoruz. Zira, bir toplumun gelişim seviyesi ve gelecek vizyonu, onun eğitim kalitesiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu anlayış çerçevesinde, toplumu aydınlatmak ve ileriye taşımak adına eğitime yapılan her yatırım, geleceğe atılan sağlam bir adımdır.

Eğitim, bireyin içindeki potansiyelin açığa çıkarılmasının yanı sıra, toplumsal değerlerin ve bilincin yükseltilmesinde de kritik bir role sahiptir. Bu sebeple, eğitime olan desteğimizi artırarak, çocuklarımızın hem bilgiyeulaşmasını hem de bu bilgiyi toplum yararına kullanabilme becerisine sahip bireyler olarak yetişmesini sağlamalıyız.

Her birimizin atacağı küçük adımlar, geniş bir etki yaratarak toplumun eğitim altyapısını güçlendirebilir ve çocuklarımıza daha aydınlık bir gelecek sunabilir. Okullarımıza sağlanacak maddi ve manevi destekler, bu yolda atılacak en değerli adımlardan biridir. Eğitimli bir nesil, hem kendisine hem de ülkesine ve insanlığa değer katan bireylerden oluşur.

Bu nedenle, eğitime olan aşkımızı, çocuklarımızın daha parlak bir geleceğe sahip olmaları için somut desteklere dönüştürmeliyiz. Unutmayalım ki, toplumun geleceğini şekillendiren en önemli güç eğitimdir ve bu güçle donatılmış çocuklar, yarının liderleri, bilim insanları ve toplumun her alanında etki yaratan bireyler olacaklardır.

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.