Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bazı mekânlar vardır; yalnızca alışveriş yaptığınız yerler değildir. Şehrin değişimine tanıklık eder, insanların hayatına dokunur ve zamanla o şehrin hafızasında kendine bir yer edinir.
Batman’ın AVM kültürüyle tanışması da aslında böyle bir hikâyenin başlangıcıydı.
Yıllar önce Batman’da ilk AVM açıldığında, bugün bize son derece sıradan gelen pek çok şey o dönem insanlar için büyük bir yenilikti. Hatta yürüyen merdiven, şehrin gündemine girecek kadar dikkat çekici bir deneyimdi. İnsanların ilk kez yürüyen merdivenle karşılaşması, merakla izlemeleri ve bu yeniliğin haber konusu olması, bugün düşündüğümüzde bize tebessüm ettiren ama aslında çok şey anlatan bir anı.
Çünkü bir şehrin gelişimini bazen büyük rakamlarla değil, insanların hayatına giren küçük yeniliklerle ölçebilirsiniz.
O gün yürüyen merdiven bir yenilikti.
Bugün ise çocuklarımız için sıradan bir detay.
Peki ya bugün?
Bugün Batman’da AVM kavramı yalnızca alışverişten ibaret değil. Şehrin gelişimiyle birlikte AVM anlayışı da değişti. Artık insanlar yalnızca ihtiyaçlarını karşılamak için değil; vakit geçirmek, sosyalleşmek, yemek yemek, arkadaşlarıyla buluşmak ve aileleriyle kaliteli zaman geçirmek için de AVM’leri tercih ediyor.
Bu dönüşümün Batman’daki önemli örneklerinden biri de PetrolCity AVM.
PetrolCity AVM, alışverişin yanında farklı kafe ve restoran seçeneklerini de bünyesinde barındıran, ailelerin günün ilerleyen saatlerine kadar güven içerisinde vakit geçirebildiği bir yaşam alanı haline geldi.
İlk dönemlerde “Bu kadar kafe fazla değil mi?” diyenleri de duyduk.
Ama bugün geldiğimiz noktada şunu çok net görebiliyoruz: Aslında mesele kaç tane kafe olduğu değil, insanların o mekânda ne kadar vakit geçirmek istediği.
Hatta bunu hiç abartmadan söylüyorum; bugün PetrolCity AVM’deki kafe sayısı kadar bir o kadar daha kafe olsa, Batman’ın bunu karşılayabileceğine inanıyorum.
Çünkü ihtiyaç değişti.
İnsanlar artık sadece alışveriş yapmak istemiyor. Alışverişin yanında oturmak, sohbet etmek, kahvesini içmek, ailesiyle yemek yemek, arkadaşlarıyla buluşmak ve kendisine ait bir zaman yaratmak istiyor.
İşte tam da bu nedenle günümüz AVM’lerini yalnızca “alışveriş merkezi” olarak tanımlamak bana biraz eksik geliyor.
Çünkü artık mesele yalnızca mağazalar değil.
Mesele yaşam.
Bir annenin çocuğuyla güven içerisinde vakit geçirebilmesi…
Bir ailenin akşam saatlerinde birlikte oturup yemek yiyebilmesi…
Gençlerin arkadaşlarıyla buluşabilmesi…
İnsanların şehir hayatının yoğunluğu içerisinde kendilerine küçük bir mola verebilmesi…
Bütün bunlar bir AVM’nin şehrin yaşam kültürüne yaptığı katkının bir parçası.
Ve burada güvenlik de en önemli unsurlardan biri.
İnsanların kendini güvende hissetmediği bir yerde yaşam alanından söz etmek mümkün değil. Ailelerin çocuklarıyla, gençlerin arkadaşlarıyla, herkesin günün farklı saatlerinde huzur içerisinde vakit geçirebilmesi; bir AVM’nin sunduğu fiziksel imkânlar kadar önemli.
PetrolCity AVM’nin Batman’a kattığı değer de tam burada ortaya çıkıyor.
Bugün baktığımızda yalnızca mağazaların bulunduğu bir alışveriş merkezinden değil; insanların buluştuğu, yemek yediği, kahve içtiği, etkinliklere katıldığı, çocuklarıyla zaman geçirdiği ve günlük hayatın bir parçası haline gelen bir yaşam alanından söz ediyoruz.
Dün Batman’da yürüyen merdiven haber oluyordu.
Bugün ise Batman, yaşam alanlarıyla, sosyal hayatıyla ve değişen tüketici alışkanlıklarıyla bambaşka bir noktada.
Bu değişimin kendisi aslında Batman’ın gelişiminin de bir göstergesi.
Şehirler sadece yeni binalarla büyümez. İnsanların yaşam biçimleri değiştikçe, beklentileri arttıkça ve sosyal hayat çeşitlendikçe de gelişir.
PetrolCity AVM’nin hikâyesini bu açıdan yalnızca bir ticari başarı hikâyesi olarak görmüyorum.
Ben bunu Batman’ın değişen yaşam kültürünün bir parçası olarak görüyorum.
Çünkü bir AVM’nin şehre kattığı değer, sadece içerisinde kaç mağaza bulunduğuyla ölçülmez.
İnsanların orada ne kadar güzel vakit geçirdiğiyle, kendilerini ne kadar güvende hissettiğiyle ve o mekâna dair kaç güzel anı biriktirdiğiyle de ölçülür.
Belki yıllar sonra bugün bize sıradan gelen kafe kültürü, etkinlikler, yaşam alanları ve alışveriş alışkanlıkları da geçmişin yürüyen merdiveni gibi nostaljik birer hikâyeye dönüşecek.
Ve biz yine dönüp baktığımızda aynı şeyi söyleyeceğiz:
Batman nereden nereye geldi…
Bir zamanlar yürüyen merdivenin haber olduğu şehirden, bugün insanların gecenin ilerleyen saatlerine kadar güven içerisinde vakit geçirebildiği, alışverişin ötesinde yaşam alanları oluşturduğu bir şehre…
Değişim bazen bir yürüyen merdivenle başlar.
Sonra bir şehrin yaşam biçimine dönüşür.
Ve bugün geldiğimiz noktada, PetrolCity AVM’nin Batman’a değer katan kurumlardan biri olarak bu dönüşümün önemli parçalarından biri olduğunu söylemek sanırım hiç de abartı olmaz.
Çünkü bazı mekânlar sadece şehirde yer almaz.
Şehrin hayatında yer edinir.
