Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bayramlar, küskünlüklerin son bulduğu, ellerin bir biri ile sıkıca kenetlendiği ve özünde barışı barındıran kutsal günlerdir.
Kurban Bayramı, Türkiye’nin içinden geçtiği tarihi dönemeçte, salt bir dini vecibenin ötesinde toplumsal barışın gündemde olduğu bir süreçte kutlanmaktadır.
Türkiye’de silahların susması, şiddetin son bulması için bir süredir devam eden çözüm süreci, atılan yasal adımlarla birlikte toplumun her kesiminde yeni bir bahar havası ve güçlü bir barış umudu yaratmıştır.
Bu bayram, kalıcı bir barış için filizlenen umutları kalıcı bir huzura dönüştürmek için önümüze sunulmuş en muazzam tarihi bir fırsattır.
Toplumsal barış, bir ülkenin sadece siyasi istikrarını değil, ekonomik refahını, adalet duygusunu ve geleceğe olan inancını da belirler.
Yıllardır süren kutuplaşmaların ve çatışma ikliminin faturasını bu ülkenin evlatları, gençleri ve geleceği ödemiştir.
Bugün yasal düzenlemelerle hukuki bir zemine oturtulmaya çalışılan çözüm iradesi, devletin ve siyaset mekanizmasının halkına verebileceği en büyük bayram hediyesidir. Ancak unutulmamalıdır ki, barış sadece niyetlerle inşa edilemez; o niyetleri taşıyacak güçlü, sarsılmaz ve cesur adımlara ihtiyaç vardır.
Devlet yönetimi, tam da bu süreçte büyüklüğünü ve kucaklayıcılığını göstermekle mükelleftir. İstikrar ve huzurun bu topraklarda kalıcı olarak hakim kılınması, geçmişin yaralarını saracak radikal ve cesur adımların atılmasına bağlıdır.
Statükonun konforuna sığınarak ya da siyasi kaygılarla bu tarihi fırsatın kaçırılması, gelecek nesillere karşı ödenemez bir vebale dönüşecektir.
Barış, cesur insanların ve vizyoner liderlerin işidir. Korkularla örülen duvarları yıkmak, önyargıları parçalamak ve masadaki kararlılığı sahada toplumsal uzlaşıya dönüştürmek bugün devletin en öncelikli görevidir.
Çok sesli, demokratik ve müreffeh bir Türkiye ideali, kimsenin dışlanmadığı bir barış iklimiyle mümkündür.
Unutmayalım ki, savaşın ve çatışmanın kazananı olmadığı gibi, barışın da asla kaybedeni yoktur. Barış ikliminde herkes kazanır; anneler kazanır, gençler kazanır, ekonomi kazanır, Türkiye kazanır.
Bu Kurban Bayramı’nı, sadece kurban ibadetimizi yerine getirdiğimiz bir dönem olarak değil; öfkeden, nefretten ve çatışmadan arındığımız, toplumsal kucaklaşmayı başlattığımız bir milat olarak görelim.
Devletin atacağı kararlı adımlar ve toplumun göstereceği güçlü iradeyle, bu toprakların makus talihini değiştirmek elimizdedir.
Gelin, bu barış umudunu heba etmeyelim; bayramın ruhunu ülkenin dört bir yanına kalıcı bir huzur olarak yayalım. Çünkü bu ülkenin ihtiyacı olan tek şey; adalet, kardeşlik ve bir arada yaşama iradesidir.
Bu duygu ve düşüncelerle mübarek Kurban Bayramınızı kutlarım.