Gazeteci-Yazar Hasan Mesut Ekmen, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla kaleme aldığı yazısıyla, yalnızca bir kutlama gününe değil; gazetecilik mesleğinin onuruna, mücadelesine ve ağır bedellerine dikkat çekti. Ekmen’in yazısı, hem haber diliyle kamuoyuna seslenen hem de makale derinliği taşıyan güçlü bir farkındalık metni olarak öne çıktı.
Gazeteci-Yazar Hasan Mesut Ekmen, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla kaleme aldığı yazısıyla, yalnızca bir kutlama gününe değil; gazetecilik mesleğinin onuruna, mücadelesine ve ağır bedellerine dikkat çekti. Ekmen’in yazısı, hem haber diliyle kamuoyuna seslenen hem de makale derinliği taşıyan güçlü bir farkındalık metni olarak öne çıktı.
Yazısında gazeteciliği sıradan bir meslek tanımının ötesine taşıyan Ekmen, bu alanı “vicdan ve insanlık nöbeti” olarak nitelendirdi. Görev başında hayatını kaybeden basın emekçilerinden, sürgün, baskı ve tehdit altında mesleğini icra etmeye devam eden gazetecilere kadar tüm kalem sahiplerini saygıyla anan Ekmen, basın şehitlerini unutmadı.
Özellikle Filistin’de yaşanan gazeteci ölümlerine dikkat çeken Ekmen, üzerinde “PRESS” yazılı yeleklerle hedef alınan gazetecilerin yalnızca haber aktarmadığını, aynı zamanda insanlığın aynası olduklarını vurguladı. Bu ölümlerin, hakikatin susturulmak istendiği küresel bir tabloyu gözler önüne serdiğini ifade etti.
“Gazetecilik güce değil, hakikate yakın durma cesaretidir” sözleriyle yazısının omurgasını kuran Ekmen, yerel basının imkânsızlıklar içindeki mücadelesinden savaş bölgelerinde görev yapan uluslararası muhabirlere kadar tüm gazetecileri “sessiz kahramanlar” olarak tanımladı. Özgür basının, bir ülkenin vicdanı ve nefesi olduğunu vurguladı.
Ekmen, yazısını ise mesleki dayanışmayı ve kardeşliği yansıtan duygusal bir notla tamamladı. Aynı onuru paylaşmaktan gurur duyduğu meslektaşına seslenen Ekmen, kalemin susmaması ve yolun daima hakikate çıkması temennisinde bulundu.
Hasan Mesut Ekmen’in bu anlamlı yazısı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü yalnızca bir kutlama günü olmaktan çıkararak; gazeteciliğin sorumluluğunu, bedelini ve toplumsal önemini hatırlatan güçlü bir farkındalık çağrısı olarak kamuoyunda karşılık buldu.