BİR KÖY OKULUNUN ARDINDA KALANLAR

Yayınlama: 09.03.2026
25
A+
A-

Anılarla Dolu Bir Mekân: Işıkveren Köyü İlköğretim Okulu

Hepimizin hayatında bir dönüm noktası vardır. Benim için bu dönüm noktası; çocukluğumun en saf hatıralarını içinde barındıran, samimi arkadaşlıkların filizlendiği, değerli öğretmenlerimizin rehberliğinde bilginin ışığında yol aldığım kutsal bir mekân olan Işıkveren Köyü İlköğretim Okuludur.

O okul yalnızca dört duvar ve birkaç sıradan ibaret değildi; çocukluğumuzun oyunlarını, tebessümlerini ve umutlarını saklayan bir yuvaydı. 1969 yılında, bildiğim kadarıyla bölgemizdeki köylerin çoğunda okul bulunmuyordu. Yalnızca Garzan’da —TPAO işçilerinin yaşadığı, sineması, kasabı, fırını ve marketi bulunan küçük bir beldede— bir okul vardı.

Bir de bizim köyümüzde.

Bu nedenle çevre köylerden öğrenciler de, imkânlar el verdiği ölçüde yürüyerek bizim okula gelirlerdi. Bahçesinde oynadığımız oyunlar ve sınıflarımızda paylaştığımız bilgiler hâlâ zihnimde capcanlıdır. Haftanın beş günü siyah önlüklerimizi giyer, beyaz yakalarımızı takar ve büyük bir heyecanla okulun yolunu tutardık. O siyah önlükler sadece bir kıyafet değil; aramızdaki tüm sosyal farkları eşitleyen, bizi bir ve beraber kılan birer üniformaydı.

Eğitim büyük bir ciddiyetle yürütülürdü. Okul, disiplin ve saygı üzerine kurulmuş bir düzenin içindeydi.
Öğrenciler öğretmenlerini sever ve sayardı; öğretmenlerimiz de dürüstlük ve Cumhuriyet’in temel değerlerine uygun bir anlayışla bizleri geleceğe hazırlardı.

O dönemin unutulmaz uygulamalarından biri de Marshall Yardım Planı kapsamında okullara dağıtılan süt tozu ve tereyağıydı.
Süt tozları okulda kazanlarda pişirilerek süte dönüştürülür, tereyağıyla hazırlanan yağlı ekmekle birlikte beslenme saatlerinde bizlere dağıtılırdı. Basit gibi görünen bu ikram, biz çocukların gözünde adeta bir bayram sevinciydi.

Öğretmenlerimiz yalnızca ders anlatmaz, aynı zamanda yol gösterirdi. Ufkumuzu açar, hayata dair önemli değerler kazandırırlardı. Onların sabrı, özverisi ve emeği sayesinde bizler bilgiyle yoğrulduk, umutla büyüdük. Aynı sınıfı paylaştığımız, aynı sıralarda omuz omuza oturduğumuz ve bugün ebediyete intikal etmiş arkadaşlarımıza rahmet diliyorum.
Bizleri bilgiyle donatan ve aramızdan ayrılan öğretmenlerimize de minnet ve şükranlarımı sunuyorum.
Hayatta olan arkadaşlarımıza ve öğretmenlerimize ise sağlık ve uzun ömürler temenni ediyorum.

Bu satırlar vesilesiyle Işıkveren Köyü İlköğretim Okulu’nun taşıdığı tarihsel ve manevi değerin unutulmamasını temenni ediyorum. Bir köy okulu yalnızca eğitim verilen bir yapı değil; bir toplumun hafızasını oluşturan ve kuşaktan kuşağa aktarılan ortak bir değerdir.

Cumhuriyet’in eğitim politikaları çerçevesinde hayata geçirilen Köy Enstitüleri, kırsal alanlarda eğitimin yaygınlaştırılmasında belirleyici bir rol oynamıştır.
Bu model yalnızca öğretmen yetiştirmeyi değil; köylerde okulların açılmasını, yaşatılmasını ve eğitim yoluyla toplumsal gelişimin sağlanmasını hedefleyen bütüncül bir anlayışı temsil ediyordu.

Işıkveren Köyü İlköğretim Okulu gibi köy okulları da bu yaklaşımın sahadaki somut karşılıkları olarak bireylere akademik bilginin yanı sıra Cumhuriyet bilinci, toplumsal sorumluluk ve yurttaşlık değerleri kazandırmıştır.
Köy okullarının korunması ve güçlendirilmesi, bu tarihsel mirasın yaşatılması açısından büyük önem taşımaktadır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.