Uzun yıllar boyunca AVM pazarlaması; afişler, indirim kampanyaları ve dönemsel duyurular üzerinden yürütüldü.
Bugün ise bu yaklaşım tek başına yeterli değil. Çünkü tüketici değişti, beklenti değişti, bağ kurma ihtiyacı değişti.
Artık mesele daha fazla reklam yapmak değil; daha anlamlı bir ilişki kurabilmek.
AVM’ler Birer Yaşam Alanına Dönüştü
Yeni nesil AVM’ler yalnızca alışveriş yapılan mekânlar değil; insanların zaman geçirmek, sosyalleşmek, kendini ait hissetmek istediği yaşam alanlarıdır.
Bu dönüşüm, pazarlama anlayışını da kökten değiştirdi.
Artık ziyaretçiye “gel” demek yetmiyor; “burada senin için bir şey var” diyebilmek gerekiyor.
Yeni Nesil Pazarlamanın Anahtarı: Deneyim
Reklam mesajları unutulabilir.
Ama yaşanan deneyimler hafızada kalır.
Etkinlikler, sosyal sorumluluk projeleri, markalarla kurulan yaratıcı iş birlikleri ve dijital iletişim dili; AVM’lerin ziyaretçisiyle bağ kurmasını sağlar.
Bu bağ, sadakati doğurur.
Sadakat ise sürdürülebilir başarıyı.
Petrolcity AVM’de Pazarlamaya Bakışımız
Petrolcity AVM olarak pazarlamayı yalnızca kampanya planlamak olarak görmüyoruz.
Bizim için pazarlama;
bölgenin enerjisini yükselten,
insanları bir araya getiren,
markalarla ziyaretçiler arasında köprü kuran bir iletişim biçimi.
Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz etkinlikler, güçlü marka karması ve aktif dijital varlığımızla Petrolcity AVM, ziyaretçileriyle tek yönlü değil, karşılıklı bir ilişki kuruyor.
Biz kalabalık yaratmayı değil,aidiyet oluşturmayı önemsiyoruz.
Reklam Gürültüsünden Bağ Değerine
Günümüzde insanlar reklama değil, samimiyete kulak veriyor.
Kendini anlaşılmış hissettiği yerlerle bağ kuruyor.
Yeni nesil AVM pazarlaması da tam olarak burada başlıyor:
yüksek sesle konuşmak yerine doğru tonda konuşmak,
çok mesaj vermek yerine doğru mesajı vermek.
Sonuç
AVM’lerin geleceği daha fazla metrekarede değil, daha güçlü bağlar kurabilme yeteneğinde yatıyor.
Reklam yapabilirsiniz.
Ama bağ kuruyorsanız, gerçekten varsınız.