Hayat Pahalılığını Sadece Tezgahtan Okumak

Yayınlama: 02.02.2026
4
A+
A-

Ülkemizde tarım ve hayvancılıkla ilgili haber ve paylaşımlar çoğu zaman ürün fiyatları üzerinden şekillenmektedir.

Üretim sürecinin gerçekliği yeterince dikkate alınmadan yapılan değerlendirmeler, kamuoyunda eksik ve tek taraflı bir algının oluşmasına yol açmaktadır. Çiftçilerin üretim maliyetleri hesaba katılmadan yapılan paylaşımların ne ölçüde gerçekçi olduğu ise üzerinde durulması gereken temel bir sorudur.

Tarımda üretim, yalnızca tarlada başlayan ve pazarda biten bir süreç değildir. Mazot, gübre ve tohum gibi temel girdilerden tarım alet ve ekipmanlarına, zirai ilaçlardan sulama giderlerine kadar uzanan çok sayıda maliyet kalemi bulunmaktadır. Seracılık yapılan bölgelerde sera kurulum ve ısıtma giderleri bu yükü daha da artırmaktadır. Üretim sonrasında ise lojistik, depolama ve işçilik maliyetleri devreye girmekte; ürün tarladan tüketiciye ulaşana kadar birçok aşamada ek giderlerle karşılaşmaktadır. Hayvancılıkta da yem, ilaç ve işçilik masrafları üreticinin temel yükleri arasında yer almaktadır.

Buna rağmen kamuoyunda hayat pahalılığı çoğu zaman yalnızca pazar tezgâhlarındaki fiyatlar üzerinden okunmaktadır. Biber, patlıcan, peynir, süt, et ve ekmek fiyatları örnek gösterilerek yapılan değerlendirmeler, meselenin yalnızca görünen sonucuna odaklanmaktadır. Oysa bu fiyat etiketleri, uzun bir üretim ve dağıtım sürecinin son halkasını temsil etmektedir. Bu sürecin başında yer alan üretim koşulları ve maliyetler görünür kılınmadığında, tablo doğal olarak eksik kalmaktadır.

Pazar fiyatları paylaşılırken, bu ürünlerin hangi koşullarda üretildiğinin de aynı anda aktarılması daha adil bir bakış açısı sağlar. Üretici çiftçilerin katlandığı maliyetler, verdikleri emek ve üstlendikleri riskler dikkate alınmadan yapılan fiyat değerlendirmeleri, sorunun yalnızca sonuç kısmına odaklanmak anlamına gelir. Oysa fiyat etiketi kadar, o etiketin arkasındaki üretim süreci de önemlidir. Pazar fiyatlarıyla birlikte üreticinin içinde bulunduğu şartların aktarılması, hem tüketici hem de üretici açısından daha dengeli bir değerlendirme yapılmasına katkı sunar ve konunun bütün yönleriyle ele alınmasını mümkün kılar.

Bu çerçeveden bakıldığında, üreticiyi hedef alan ya da dolaylı biçimde sorumlu gösteren yaklaşımların gerçeği yansıtmadığı açıktır. Üretici, çoğu zaman fiyat belirleyen değil; artan maliyetler karşısında ayakta kalmaya çalışan taraftır. Bu gerçeğin göz ardı edilmesi, meselenin doğru anlaşılmasını da zorlaştırmaktadır. Sağlıklı bir değerlendirme ancak fiyatların yanı sıra üretim koşullarının da birlikte ele alınmasıyla mümkündür.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.