Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan ve milyonlarca ton siyanürlü maden atığının doğaya karıştığı felaketin ikinci yılında çarpıcı bir açıklama yaptı. Platform, “İliç bir kaza değil, yanlış kalkınma politikalarının sonucudur” diyerek Fırat ve Dicle havzaları için yeni felaket uyarısında bulundu.
FIRAT HAVZASI İÇİN ALARM!
Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan ve milyonlarca ton siyanürlü maden atığının doğaya karıştığı felaketin ikinci yılında çarpıcı bir açıklama yaptı. Platform, “İliç bir kaza değil, yanlış kalkınma politikalarının sonucudur” diyerek Fırat ve Dicle havzaları için yeni felaket uyarısında bulundu.
FIRAT HAVZASI HÂLÂ TEHLİKE ALTINDA
Açıklamada, çöken liç yığınlarıyla birlikte siyanür, arsenik ve ağır metallerin Fırat Nehri havzasına yayılma riskinin sürdüğü vurgulandı. Havzanın sınır aşan niteliği nedeniyle kirliliğin yalnızca Türkiye’yi değil tüm bölgeyi etkileyen bir “ekolojik güvenlik sorunu” olduğu belirtildi. Platform, felaketin etkilerine ilişkin bilimsel verilerin hâlâ şeffaf biçimde paylaşılmadığını ve bölge halkının karşı karşıya olduğu sağlık risklerinin tam olarak ortaya konulmadığını da kaydetti.
“İLİÇ BİR UYARIDIR, YENİ FELAKETLER YOLDA”
Türkiye Çevre Platformu, siyanürlü altın madenciliğine karşı uzun süredir uyarılar yaptıklarını hatırlatarak geçen yıl Diyadin’de yürütülen çevre mücadelesinin bu risklerin somut göstergesi olduğunu belirtti. Platform ayrıca bu yıl Muş ve Ağrı’da düzenlenecek etkinliklerde Dicle Nehri ve Fırat havzalarındaki kirlilik tehdidinin bilim insanlarıyla birlikte ele alınacağını duyurdu.
“GERÇEK KALKINMA DOĞAYLA BARIŞIK OLANDIR”
Açıklamada mevcut kalkınma modelinin doğayı “tüketilecek kaynak” olarak gördüğü eleştirisi yapılırken şu vurgu öne çıktı: “Temiz su, sağlıklı toprak ve güvenli gıda olmadan kalkınma olmaz. Ekolojik yıkım pahasına elde edilen hiçbir ekonomik kazanç, yaşam hakkından değerli değildir.”
YETKİLİLERE 4 MADDELİK ÇAĞRI
Platformun çağrıları şöyle sıralandı:
İliç’teki ekolojik ve sağlık riskleri bağımsız bilim insanlarıyla şeffaf biçimde açıklansın.
Fırat ve Dicle havzalarında siyanürlü madencilik durdurulsun.
Bölge halkı için uzun vadeli sağlık izleme programları başlatılsun.
Doğa ve toplum yararını esas alan yeni çevre politikaları oluşturulsun.
“Susmayacağız” Mesajı
Açıklama, güçlü bir mesajla son buldu:
“İliç bize şunu gösterdi: Doğa yoksa yaşam yoktur. Yeni İliçler yaşanmaması için susmayacağız.”